Grey Hangi Renktir? Bir Hikâye
Geceyi beklerken, bu soruyu kafamda dönüp duruyorum: “Grey hangi renktir?” Grey, o kadar belirsiz bir renk ki. Sanki ne beyaz, ne siyah… Tam ortada bir şey. Hayatımda da öyle bir dönemdeyim ki; tıpkı bu renk gibi, bazen net bir şey göremiyorum. Bazen hayatta her şey belirginken, bazen de ne olduğunu tam olarak anlayamıyorsun. Tıpkı bir gece, bir sabaha dönüşmeden önceki o an gibi.
Grey Hangi Renktir? – Bir Oyun
Bir zamanlar, Kayseri’nin o sakin sokaklarında, evden okula yürüdüğümde, gözümün ucunda bir şey fark ettim. Bir tabela vardı, ama o kadar silik, o kadar solgundu ki, ne yazıldığını bir türlü okuyamadım. Grey, o tabelanın rengiydi. O an ne kadar yakın olsam da, hala ulaşamıyordum.
Bir adım daha attım, sonra bir adım daha. Ama o tabela hala aynı noktada, aynı soluklukta. İşte o zaman düşündüm; “Grey hangi renktir?” Bu kadar gri bir dünyada, bazen doğruyu bulmak için ne kadar uğraşsan da, hep biraz bulanık kalıyorsun. Bir noktada ne olduğunu, kim olduğunu, ne yapmak istediğini bile bilmiyorsun.
Çok geçmeden, birden havada bir şeyler değişti. O gri renkten bir başka şey doğdu. Uçup gitmek isteyen kuşların kanat seslerini duydum. Bir umut ışığı beliriverdi. Herkesin kafasında başka başka şekiller, başkalarının kimlikleri, başka insanların hayatları var. Ama o an bir şey fark ettim: Yalnızca ben olabilirim, yalnızca ben görmeliyim.
Bir Hikâye: Gri Yağmurlar
Yağmur başladı. O gri gökyüzünden düşen damlalar, tıpkı o tabeladaki gri renk gibi, hem tanıdık, hem yabancıydı. Aniden şehri saran bir boşluk vardı. Bütün insanlar telaşla sığınacak yer ararken, ben yağmur altında kaldım. Nedenini bilmiyorum, belki de sadece bir şeylerin değişmesini istemiştim. Yağmurun altında kalmak, bir şekilde boşluğa düşmek gibiydi. Kafamda birçok düşünce vardı, ama hiçbirini birleştiremiyordum.
O an düşündüm: “Grey hangi renktir?” O kadar kararsızdım ki. Gri, ne kadar belirsiz olsa da, sanki beni bir yere götürecek gibi hissediyordum. O an, hiç tanımadığım bir insana bile sarılacak kadar açtım içimi. Hayat, tüm renklerini biraz daha karmaşık hale getiriyor, ama belki de karmaşanın ortasında bir anlam buluyorsun.
Yağmurun altında, aslında ne hissettiğimi daha net anladım. Grey, bazen hüzün demek, bazen de umut. Yağmur, sadece korkutucu değil, aynı zamanda bir arınma duygusu da taşıyor. Yavaşça sokakta yürürken, her adımda bir parçanın silindiğini hissettim. O gri renk, ne kadar belirsiz olsa da, sonunda biraz da olsa açıklık kazandı. Tıpkı hayatın bazı anlarında olduğu gibi. Tam net bir şey göremesen de, bir şeylerin değiştiğini hissediyorsun. O gri, sonunda sana biraz huzur veriyor.
Grey Hangi Renktir? – Umut ve Hayal Kırıklığı
Birçok kez hayal kırıklığına uğramıştım. Yaşamın içinde, bazen o kadar çok şey yanlış gidiyor ki, hiçbir şeyin rengi net olmuyor. Ama sonrasında, tüm o karışıklıkların içinde, bir umut ışığı belirmeye başlıyor. Gri rengin içindeki o küçük ışıklar, belki de her şeyin sonunda nasıl bir anlam kazanacağına dair bir ipucu veriyordur.
Bir gün, yağmurlu bir sabah, eski bir arkadaşım bana bir mesaj attı. “Hadi görüşelim” dedi. O an, o kadar basit ve sıradan bir cümle gibi görünüyordu ki, ama kalbimde bir heyecan oluştu. Görüşmeye gittiğimizde, konuşmalarımızda, belki de o gri dünyadaki her bir karanlık anın biraz daha aydınlandığını fark ettim. Belki de bu, hayatın gidişatını değiştiren bir şeydi. O gün, hiçbir şeyin tam olarak ne olduğunu anlamamıştım, ama “Grey hangi renktir?” sorusunun yanıtını, bir şekilde içimde bulmuştum.
İşte o an fark ettim: Gri, bazen hayal kırıklığının rengi olurken, bazen de bir şeyin yoluna girmesi için verilen aranın ta kendisiydi. Gri, sabah güneşinin yavaşça doğmasına tanıklık eden o anki geçişti. O geçişte umut vardı, çünkü aslında her şeyin belirsizliği, insanı güçlü kılıyordu.
Sonuç Olarak
Grey hangi renktir? Belki de hayatın en gerçek hali, bu renk gibi belirsiz ve değişken. Yağmurun düşmesiyle, sabahın ışıklarıyla, arkadaşlarla yapılan bir sohbetle, bazen her şeyin rengini bulmak için beklemek gerekebiliyor. Ama belki de “Grey”yi tam olarak anlamak, hayatın bu karmaşasında bir adım daha ileri gitmek demektir. O yüzden, griyi kabul etmek, belki de yaşadığın her duyguyu tam anlamıyla kucaklamak demektir.
İçimdeki duygularım da tıpkı gri gibi bazen bulanık ve kararsız. Ama işte bu yüzden, hayatta da her şey net değil. Sadece bazı şeylerin zamanla aydınlanmasını bekliyoruz.