İçeriğe geç

Sakarya Adliyesi hangi ilçede ?

Clinera’ya hoş geldiniz. Bu yazımızda merak ettiğiniz “Sakarya Adliyesi hangi ilçede” konusunu sizin için araştırdık.

Bir Yolculuğun İçinde Saklı Kalanlar

Kayseri’de yaşıyorum. 25 yaşındayım. Defterlerim dolup taşıyor; bazen gece yarısı yazdıklarımı sabah okuyunca kendime bile yabancılaşıyorum. Ama bazı günler var ki insan ne yazarsa yazsın içindeki ağırlığı hafifletmeye yetmiyor. O günlerden biri, Sakarya’ya gitmem gerektiğini öğrendiğim gündü.

Babamın eski bir hukuki meselesi yıllar sonra yeniden gündeme gelmişti. Aile içinde kimse yüksek sesle konuşmuyordu ama ben herkesin gözünden ne olduğunu anlayabiliyordum. Sessizliğin bile bir ağırlığı vardır ya, evin içinde dolaşıp duran o sessizlik beni en çok yoran şeydi.

Ve sonunda karar verildi: Sakarya Adliyesi’ne gitmem gerekecekti.

Yola Çıkmadan Önce İçimde Büyüyen Boşluk

Biletimi aldığım gece uyuyamadım. Bavul hazırlamak bile garip bir ritüele dönüşmüştü. Sanki sadece birkaç günlüğüne başka bir şehre değil, hayatımın içinde konuşulmayan bir bölgeye gidiyordum.

Defterimi açtım ve yazdım:

“İçimde bir şey kırılıyor ama hangi parça olduğunu bilmiyorum.”

Sabah olduğunda Kayseri’nin soğuk rüzgârı yüzüme vurdu. Otogara giderken içimde tuhaf bir karışım vardı: heyecan, korku ve açıklayamadığım bir umut. Belki de her şeyin bir açıklaması olur diye düşünüyordum.

Otobüs hareket ettiğinde camdan dışarı baktım. Kayseri yavaş yavaş geride kalırken içimdeki sorular büyüyordu.

Sakarya’ya Yaklaşırken Değişen Duygularım

Yol uzun sürdü. Saatler geçtikçe insanlar uyudu, ışıklar azaldı, şehirler birbirine karıştı. Ama ben uyuyamadım. Çünkü zihnimde tek bir soru dönüp duruyordu:

“Sakarya Adliyesi hangi ilçede?”

Bu soruyu internetten defalarca bakmıştım ama o an mesele bilgi değildi. Mesele, oraya vardığımda neyle karşılaşacağımı bilmemekti. Adliye kelimesi bile insanın içinde bir ağırlık bırakıyor. Hele ki ilk kez gidiyorsan, sanki bir kapıdan içeri girince hayatın başka bir versiyonuna geçeceksin gibi hissediyorsun.

Bir ara yan koltuktaki yaşlı adam uyandı ve bana Sakarya’yı sordu. Ben de ilk kez oraya gideceğimi söyledim. Gülümsedi.

“Adapazarı’na gidiyorsun evladım,” dedi. “Adliye de oradadır.”

O an içimde küçük bir düğüm çözüldü. Çünkü artık bir yerim vardı.

Adapazarı’na İlk Adım

Sakarya Otogarı’na indiğimde sabahın erken saatleriydi. Hava griydi ama yağmur yoktu. İnsanlar hızlı yürüyordu, herkes bir yere yetişiyordu. Ben ise yavaşlamış gibiydim.

Taksiye bindim. Şoför yol boyunca çok konuştu ama ben tam olarak dinleyemedim. Camdan dışarı bakarken şehir bana hem yabancı hem de tanıdık geldi. Sanki daha önce rüyamda görmüşüm gibi.

Ve sonunda o sorunun cevabını kendi gözlerimle gördüm:

Sakarya Adliyesi Adapazarı ilçesindeydi.

Bunu bilmek bile içimdeki belirsizliği tamamen yok etmedi ama en azından artık nereye gittiğimi biliyordum.

Adliye Binasının Önünde

Bina uzaktan bile ciddiyetini hissettiriyordu. İnsanlar kapıdan girip çıkıyor, yüzlerinde farklı hikâyeler taşıyordu. Kimisi öfkeli, kimisi yorgun, kimisi umutlu…

Ben ise ortada bir yerdeydim. Ne tamamen hazırdım ne de geri dönebilecek kadar güçlü hissediyordum.

Merdivenlerin önünde durdum. Bir an içimden “geri dön” sesi geçti. Ama sonra babamın yüzünü hatırladım. O sessizliğini. Yıllardır konuşulmayan şeyleri.

Ve yürüdüm.

İçeride Zamanın Farklı Akması

Adliye binasının içine girdiğimde hava bile değişmişti. Sanki dışarıdaki dünya biraz daha yavaş, içerideki dünya biraz daha keskin akıyordu.

Koridorlarda yankılanan ayak sesleri, insanların fısıltıları… Her şey bana fazla gerçek geliyordu. Bir bankta oturup beklemeye başladım.

O an defterimi açtım ve yazdım:

“Burada insanlar sadece dava görmüyor. Burada hayatlar yeniden yazılıyor.”

Beklerken yanımdaki kadın sürekli telefonuna bakıyordu. Bir adam elindeki dosyayı sıkıca tutuyordu. Bir çocuk annesinin elini bırakmıyordu. Herkesin bir nedeni vardı burada bulunmak için.

Benim nedenim ise karmaşıktı.

Bekleyişin İçindeki Sessizlik

Beklemek en zor kısmıydı. Çünkü beklerken düşünmekten kaçamıyorsun. Ve düşündükçe içindeki duygular daha da büyüyor.

Hayal kırıklığını hissediyordum. Çünkü bazı şeylerin bu noktaya gelmiş olması bana adil gelmiyordu. Ama aynı zamanda garip bir umut da vardı içimde. Belki de her şey konuşulunca düzelirdi.

Kendime defalarca sordum:

“Ben burada ne yapıyorum?”

Ama cevap yoktu.

Kararın Eşiğinde

İçeri çağrıldığımızda kalbim hızlandı. O an zaman daraldı gibi hissettim. Oda küçüldü, sesler azaldı.

Karşımdaki insanlarla göz göze geldiğimde, onların da birer hikâyesi olduğunu düşündüm. Kimse kötü ya da iyi değildi. Sadece hayatın farklı yerlerinden gelen insanlar vardı.

Konuşmalar başladı. Ben bazen sustum, bazen konuşmakta zorlandım. Kelimeler ağzımda ağırlaştı.

Ama en çok içimdeki sessizlik konuşuyordu.

Dışarı Çıkınca Gelen Rahatlama

Adliyeden çıktığımda hava biraz değişmişti. Gri bulutlar dağılmış, hafif bir ışık belirmişti. Ama içimdeki ağırlık hemen gitmedi.

Merdivenlerin kenarına oturdum. Uzun süre hiçbir şey yapmadım. Sadece nefes aldım.

O an anladım ki bazı yerler sadece fiziksel değildir. Sakarya Adliyesi benim için artık sadece Adapazarı ilçesinde bir bina değildi. İçimde bir dönüm noktasına dönüşmüştü.

Kayseri’ye Dönüş Düşüncesi

Dönüş yolunu düşünürken içimde tuhaf bir boşluk vardı. Ne tamamen üzgündüm ne de tamamen rahatlamış. Sanki arada kalmıştım.

Defterimi açtım son kez o gün ve şunu yazdım:

“Bazı yolculuklar varış için değil, insanın kendini duyması için yapılır.”

O an gözlerim doldu ama ağlamadım.

Çünkü bazı duygular sadece yaşanır.

İçimde Kalanlar

Kayseri’ye döndüğümde hayat aynıydı ama ben aynı değildim. Sokaklar aynıydı, insanlar aynıydı, evim aynıydı… ama içimde bir şey değişmişti.

Artık biliyordum ki bazı soruların cevabı sadece bilgi değildir. Mesela “Sakarya Adliyesi hangi ilçede?” sorusu basit bir coğrafya sorusu gibi görünür ama benim için o gün, Adapazarı’na giden bir iç yolculuğun başlangıcı olmuştu.

Bazı günler hâlâ defterimi açıyorum ve o günün satırlarını okuyorum. Her seferinde aynı hissi yaşıyorum: hafif bir kırılganlık, biraz umut, biraz da kabulleniş.

Ve bazen kendi kendime fısıldıyorum:

“İyi ki gitmişim.”

Değerli Clinera okurları, “Sakarya Adliyesi hangi ilçede” hakkındaki bu içeriğimizin sonuna ulaştınız. Umarız faydalı olmuştur!

Bunu da Okuyun: Jandarma için hangi sınava girilir ?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir