Bugün Clinera sayfasında “Detachment kaç yaş üstü” üzerine hazırladığımız içeriği sizlerle buluşturuyoruz.
Detachment kaç yaş üstü? sorusunun etrafında dönen garip bir hayat meselesi
İzmir’de yaşıyorum. 25 yaşındayım. Sahilde oturup “hayat çok kısa” deyip sonra 3 saat boyunca Wi-Fi çekmediği için sinir krizi geçiren bir jenerasyonun tam ortasında sayılırım. Bir yandan “ben artık olgun bir yetişkinim” diyorum, diğer yandan markette indirimli cips görünce çocuk gibi seviniyorum. İşte böyle bir ruh halinde, geçen gün önüme o meşhur soru düştü: Detachment kaç yaş üstü?
Normalde böyle sorulara kısa cevap verilir ya… “Şu yaş üstü” falan. Ama yok. Bu film öyle bir film ki, yaş sınırından çok ruh hâli soruyor sanki.
Detachment kaç yaş üstü? diye sorarken aslında neyi soruyoruz?
Bir film düşünün; izlerken “ben bunu neden izliyorum” diyorsun ama bitince 3 gün boyunca tavana bakıp hayatını sorguluyorsun. İşte o film.
Arkadaş ortamında bu konuyu açıyorum:
— “Detachment kaç yaş üstü ya sizce?”
Arkadaşım Cenk direkt cevap veriyor:
— “Mental olarak 30 üstü, duygusal olarak 14 yaş altı.”
Haklı mı? Belki de.
Çünkü film öyle bir yerde duruyor ki, lise travması olan herkese hafif PTSD, olmayanlara ise “keşke yaşasaydım” hissi bırakıyor.
İzmirli 25 yaşında biri olarak ben bu filme nasıl yaklaşıyorum?
Şöyle anlatayım:
Akşam saat 23:40. Çay koymuşum, balkon kapısı açık, dışarıdan hafif rüzgâr geliyor. Tam “hayatımı düzene sokacağım” modundayım. Sonra bu film açılıyor.
5 dakika sonra iç sesim:
“Abi sen niye böyle filmler açıyorsun? Git komedi izle, popcorn ye, rahatla.”
Ama ben ne yapıyorum? İnatla devam ediyorum.
Çünkü bizde şöyle bir problem var: acı veren şeyi izleyince “kendini geliştiriyorsun” sanıyoruz. Halbuki sadece üzülüyoruz.
Detachment kaç yaş üstü? sorusunun psikolojik arka planı
Bu film, “yaş sınırı” diye sorulacak en son şeylerden biri aslında. Çünkü mesele yaş değil, kaldırabilme kapasitesi.
Mesela 15 yaşında biri izler:
— “Okul çok sıkıcıymış ya”
25 yaşında biri izler:
— “Hayat zaten genel olarak sıkıcıymış…”
35 yaşında biri izler:
— “Ben bu hayatta neyi yanlış yaptım?”
Gördüğünüz gibi yaş arttıkça film büyümüyor, insan küçülüyor gibi hissediyor.
İzmir’de bir kafede otururken bunu düşündüm. Yan masada iki öğrenci vardı.
Biri dedi ki:
— “Bu filmi izledim, ders çalışasım kaçtı.”
Diğeri:
— “Benim hayat enerjim kaçtı.”
İşte bu kadar net.
Benim iç sesim ve filmle ilk 20 dakika savaşım
Film başlıyor. Öğretmen var, okul var, sistem var, biraz karanlık bir atmosfer…
İç ses:
— “Tamam tamam, eğitim sistemi eleştirisi geliyor, hazır ol.”
5 dakika sonra:
İç ses:
— “Bu film neden bu kadar gerçek? Biraz yalan söylese olmaz mıydı?”
10 dakika sonra:
İç ses:
— “Ben neden lise yıllarımda böyle cool değildim?”
15 dakika sonra:
İç ses:
— “Keşke ben de o öğretmen kadar sabırlı olsaydım… yok ya olamazdım.”
Detachment kaç yaş üstü? sorusuna mahalle mantığıyla cevap
İzmir’de mahallede büyümüş biri olarak şunu söyleyebilirim: Bizde her şey biraz “dayanıklılık testi” gibidir.
Komşu teyze bile bir şey anlatırken drama katmanı ekler.
Bu filmi de öyle düşün:
— 12-16 yaş: “Sıkıldım”
— 17-24 yaş: “Biraz düşündüm”
— 25-30 yaş: “Biraz fazla düşündüm”
— 30+: “Hiç izlemeseydim”
Ama tabii herkes aynı değil.
Bir arkadaşım filmi izledikten sonra dedi ki:
— “Ben artık okul sahnesi görünce otomatik depresyona giriyorum.”
Ben:
— “Sen zaten kahve içerken bile varoluşsal kriz yaşıyorsun.”
Filmle birlikte gelen gereksiz derinlik hissi
İlginizi Çekebilecek İçerik: Derin dondurucu dolap içine konulur mu ?
Bu film var ya… insana şu hissi veriyor:
“Ben aslında çok derin bir insanım ama kimse anlamıyor.”
Sonra 10 dakika sonra markete gidip çikolata alırken kasiyere:
— “Kolay gelsin” demeyi unutuyorsun.
Çünkü kafan hâlâ filmde.
Bir sahne var ki… İzmir sıcağında bile içimi üşüttü
Spoiler vermeden söyleyeyim: Filmde bazı sahneler var, öyle hafif değil.
İzlerken balkondan İzmir gecesine bakıyorum. Rüzgâr esiyor ama içimde rüzgâr yok, direkt fırtına.
İç ses:
— “Sen niye bu kadar etkileniyorsun?”
Ben:
— “Çünkü fazla empati yapıyorum.”
İç ses:
— “Hayır, çünkü dramayı seviyorsun.”
Detachment kaç yaş üstü? sorusuna dürüst cevap
Şimdi net konuşalım.
Bu film için tek bir yaş sınırı vermek yanlış olur.
Ama şöyle bir gerçek var:
Duygusal olarak hassassan daha çok etkilenirsin
Hayatla biraz kavgan varsa daha çok içine alır
“Ben bunları düşünmek istemiyorum” diyorsan bile düşündürür
Yani aslında film sana şunu soruyor:
“Kaç yaşındasın değil, ne kadar yoruldun?”
Arkadaş ortamında Detachment tartışması
Bir gün arkadaşlarla sahilde oturuyoruz. Konu açıldı.
Ben:
— “Detachment kaç yaş üstü sizce?”
Ayşe:
— “Ben 18+ derim ama ruhsal 40+”
Cenk:
— “Ben 18+ diyorum ama mental 12-60 arası değişiyor”
Ben:
— “Ben izlerken 25 yaşım 80’e çıktı.”
Sessizlik.
Sonra biri cips açtı. Hayat normale döndü.
Bu içeriğimizin sonuna geldik. Clinera olarak “Detachment kaç yaş üstü” hakkındaki sorularınızı yorumlarda paylaşabilirsiniz.
Film sonrası yaşanan ‘ben kimim’ krizi
Bu filmden sonra insanın başına gelen en klasik şey:
Tavana bakma
Anlamsız müzik dinleme
Eski mesajları silmeye çalışma
“Ben hayatımı yanlış mı yaşıyorum?” düşüncesi
İzmir’de bunun en tehlikeli versiyonu şu:
Gece 2’de sahile inmek.
Bir arkadaşım yaptı bunu.
Dedi ki:
— “Hava bana iyi geldi.”
Ama aslında sadece kafası karışıktı.
Detachment kaç yaş üstü? yerine sorulması gereken asıl soru
Belki de doğru soru bu değil.
Belki şöyle sormalıyız:
“Ben bu filmi kaldırabilir miyim?”
“İzledikten sonra yalnız kalınca düşüncelerim beni yer mi?”
“Kendimle baş başa kalmaya hazır mıyım?”
Çünkü film yaşa değil, iç sesin ses seviyesine bakıyor.
İç ses final turu
Ben filmi bitiriyorum.
İç ses:
— “Ne oldu şimdi?”
Ben:
— “Bir şey oldu ama adını koyamıyorum.”
İç ses:
— “Koyma zaten, uyuyalım.”
Ama uyku yok.
Çünkü beyin diyor ki:
“Biraz daha düşünelim.”
Ve İzmir gecesi devam ediyor. Rüzgâr hafif, kafam biraz ağır, düşünceler biraz kalabalık.
Detachment kaç yaş üstü? sorusu ise hâlâ bir köşede duruyor ama artık cevap vermiyor.
Sadece bakıyor.