Bazen günlük bir sohbetin ortasında kulağımıza çalınır: “Fındık altını kaç para?” Kimi için bu sadece piyasanın bir anlık sorusudur, kimi içinse geçim derdinin kalbine dokunan bir meseledir. Ben ise bu soruya biraz daha geniş bir pencereden bakmak istiyorum: küresel ekonomiden yerel pazara, bireysel planlardan toplumsal ilişkilere kadar uzanan çok katmanlı bir hikâye olarak. Fındık altını nedir? “Fındık altını” deyimi, aslında fındığın bölgesel pazarda altınla kıyaslanacak kadar değerli olduğunu anlatan mecazi bir ifadedir. Karadeniz’de özellikle üreticiler arasında kullanılan bu tabir, hem ürünün maddi değerini hem de kültürel önemini vurgular. Fındık, Türkiye için sadece bir tarım ürünü değil; aynı zamanda milyonlarca insanın…
8 YorumEtiket: bir
Türkiye Kaç Fırkateyn Var? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Bir Bakış Hepimizin hayatında bazen, gündelik konuşmalarımızda bile karşımıza çıkan bir konu vardır: “Türkiye kaç fırkateyn var?” Duyduğumuzda belki de aklımıza önce tekne, deniz ve biraz da askeri güç gelir. Ancak, bu basit soru aslında çok daha derin bir tartışmayı başlatabilir. Fırkateyn, yalnızca bir askeri araç değil, aynı zamanda bir ülkenin deniz gücünü, stratejik planlarını ve uluslararası ilişkilerini sembolize eder. Bu yazıda, Türkiye’nin fırkateyn sayısını küresel ve yerel perspektiflerden ele alarak, bu konunun arkasındaki dinamikleri anlamaya çalışacağız. Hadi gelin, fırkateyn sayısından çok daha fazlasına göz atalım. Küresel Perspektif: Güç ve Askeri Güvenlik…
8 Yorum“Kadük Oldu” Ne Demek? Felsefi Bir Bakış Felsefede her şeyin geçici olduğu, zamanın hızla akıp gittiği ve her şeyin bir noktada “geçersiz” hale geleceği sıkça dile getirilen bir temadır. Herhangi bir şeyin “kadük olması”, bir bakıma, onun varlık durumunun sonlanması, geçerliliğinin sona ermesi anlamına gelir. Bu durum, yalnızca hukuk ya da ticaretin teknik dilinde değil, aynı zamanda varoluşsal bir anlamda da derinlemesine düşündüğümüzde, insana evrensel bir ders verir: Geçici olan her şey bir gün geçerliliğini kaybeder. Peki, “kadük oldu” demek ne anlama gelir? Bu basit gibi görünen ifade, etik, epistemoloji ve ontoloji perspektifinden nasıl bir anlam kazanır? Kadük Olma ve…
4 Yorumİnformel Eğitim Ne Demek? Felsefi Bir Yaklaşım Felsefe, her zaman insanın en derin sorularına cevap arayışıdır. Ancak çoğu zaman, bu soruların derinliklerine inmek için, tanıdık ve sıradan görünen şeylere başka bir açıdan bakmamız gerekir. Eğitim de bunlardan biridir. Eğer bir eğitimden söz ediyorsak, genellikle okul, sınıf, öğretmen ve müfredat gibi resmi yapıların aklımıza gelmesi olağandır. Peki ya, eğitim ne zaman ve nerede başladığı belli olmayan, herhangi bir kurumsal sınırla tanımlanmayan bir süreç olursa? İşte “informer eğitim” tam da bu soruya dair derin bir düşünme alanı sunar. Eğitimin, toplumdan bireylere aktarılan bilgi ve deneyimlerin yalnızca resmi kurumlarla sınırlı olmadığını kabul eden…
20 Yorumİlahi Söylemek Nedir? Psikolojik Bir Mercekten Bakış İlahi Söylemenin İnsan Davranışlarına Etkisi: Bir Psikoloğun Meraklı Girişi İlahi söylemek, yüzyıllardır insanın içsel dünyasını dışa vurduğu, bir anlamda ruhsal deneyimlerini ifade ettiği bir eylem olmuştur. Ancak, psikoloji gözlüğüyle bakıldığında, ilahi söylemenin insan ruhu üzerindeki etkisi çok daha derin ve çok katmanlıdır. Bir psikolog olarak, her bireyin davranışlarının, duygularının ve düşüncelerinin, onların içsel dünyasında neler yaşadığının bir yansıması olduğunu düşünüyorum. İlahi söylemek de bu yansımalardan biri olarak, bireyin psikolojik süreçlerine nasıl dokunduğunu anlamak oldukça ilginçtir. Bu yazı, ilahi söylemenin bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji perspektifinden nasıl ele alınabileceğine dair bir analiz sunacaktır. Bilişsel…
10 Yorumİcra Yetkisi Ne Demek? Tarihsel Bir Perspektiften Analiz Geçmişi anlamaya çalışan her tarihçi bilir ki, bir kavramın bugünkü anlamını çözümleyebilmek için onun tarih içindeki dönüşümünü görmek gerekir. Toplumların güç dengeleri, yönetim biçimleri ve adalet anlayışları, zamanla değiştikçe “icra yetkisi” gibi kavramların da içeriği evrilmiştir. Bugün, icra yetkisi yalnızca devletin yürütme gücüyle ilişkilendirilen bir terim gibi görünse de, kökleri tarih boyunca siyasal, toplumsal ve ekonomik dönüşümlerin tam merkezinde yer almıştır. Bu yazıda icra yetkisi kavramını, tarihsel süreçler, kırılma noktaları ve toplumsal dönüşümler üzerinden ele alacak; geçmişle bugünü birbirine bağlayan bir düşünsel yolculuğa çıkacağız. — İcra Yetkisi Nedir? En temel tanımıyla icra…
6 YorumOsmanlı Donanmasını Kimler Yaktı? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Bir Psikologun Merakı: İnsan Davranışlarını Anlamak ve Tarihin Derinliklerine İnmeye Cesaret Etmek Psikologlar olarak, insan davranışlarının yalnızca yüzeyine bakmanın ötesine geçmeye çalışırız. İnsanlar, tarih boyunca yaptıkları her eylemde, duygusal, bilişsel ve sosyal boyutlarda karmaşık içsel süreçlerden geçerler. Tarihsel olayları anlamak, bazen bu psikolojik boyutları çözümlemeyi gerektirir. Osmanlı donanmasının yakılması gibi büyük olaylar, sadece askeri veya stratejik bir kararın sonucu olarak görülmemelidir; bu tür eylemler, daha derin psikolojik nedenlere dayanabilir. Peki, Osmanlı donanmasını kimler yaktı ve bu eylemin ardındaki psikolojik motivasyonları nasıl çözümleyebiliriz? Osmanlı Donanmasının Yakılması: Tarihsel Bir Gözlem Osmanlı donanmasının yakılması, özellikle…
8 YorumKamer Vakfı’nın Kuruluş Hikâyesi: Bir Kadının Umuduyla Yazılmış Destan Merhaba sevgili okur, bugün seninle bir kadının cesaretiyle başlayan, küçük bir fikirle yola çıkan ve zamanla umut taşıyanlara kucak açan bir hikâye paylaşmak istiyorum. Bu hikâye, namı diğer KAMER Vakfı’nın doğuşunun ardındaki ruhun hikâyesidir. Hayallerin Kışıyla Başlayan Yolculuk Bingöl’ün sessiz bir sabahında doğmuştu Nebahat. Öğretmendi; hem köylerde hem şehirde “küçüklere ışık” olmaya çalıştı. En derin yaraları görmek için uzaklara gitmeye çok da gerek yoktu; yaralar evin içinde, mahallede, baktığımız aynada bile gizliydi. Nebahat’ın kalbi, şiddetin sıradanlaştığı evlerde titriyordu. O titreyen her kalbe dokunmak istiyordu. Zaman ilerledi, Nebahat yalnız değildi. Eşinden, arkadaşlarından,…
8 YorumKaynakların Sınırlılığı ve Dijital Seçimlerin Ekonomisi Bir ekonomist, dünyayı kaynakların kıtlığı ve seçimlerin zorunluluğu üzerinden görür. Her tercih, bir fırsat maliyeti taşır; bir seçeneği seçtiğimizde diğerinden vazgeçeriz. Bu perspektif yalnızca üretim faktörleriyle sınırlı değildir. Dijital çağda, dikkat, zaman ve veri de ekonomik birer kaynak haline gelmiştir. İşte bu noktada, basit gibi görünen “PDF görüntüleyici” kavramı bile, dijital ekonominin mikro düzeydeki tercih mekanizmalarını ve makro düzeydeki refah etkilerini anlamak açısından dikkat çekicidir. PDF Görüntüleyici Ne Demek? PDF görüntüleyici, Portable Document Format (PDF) dosyalarını açmak, okumak ve bazen düzenlemek için kullanılan yazılım veya uygulamalardır. Adobe Acrobat Reader, Foxit Reader, SumatraPDF gibi yazılımlar…
8 YorumMuck Ne Demek, Öpmek Ne Anlama Gelir? Bir Filozofun Dili Üzerine Düşünceler Bir filozof için her kelime, evrenin küçük bir yankısıdır. “Muck ne demek, öpmek ne anlama gelir?” sorusu da yalnızca dilsel bir merak değildir; insanın ilişki, yakınlık ve anlam arayışıyla ilgili kadim bir sorgudur. Çünkü dil, varoluşun biçimidir; bir sözcüğün kökenine eğilmek, insanın kendine eğilmesidir. Felsefi olarak baktığımızda, “muck” kelimesi (bazı çevrimiçi kullanımlarda “öpücük” ya da “öpme eylemi” anlamında argo bir ifade olarak yorumlanabilir) yüzeyde basit bir jesti temsil eder: iki dudak arasındaki temas. Ancak derinlerde bu, bir anlam dokunuşudur — insanın diğerine yönelmesinin, varlığın kendini bir başka varlıkta…
10 Yorum